Elc Strategy | Finansal Risk Yönetimi
517
page-template-default,page,page-id-517,ajax_fade,page_not_loaded,,qode_grid_1300,footer_responsive_adv,hide_top_bar_on_mobile_header,qode-theme-ver-1.0,qode-theme-elc,wpb-js-composer js-comp-ver-5.1.1,vc_responsive
 

Finansal Risk Yönetimi

a

Risk yönetiminin tanımı ve nasıl yönetilmesi gerektiği ile ilgili son 15-20 yılda yazılmış yüzlerce kitap bulmak mümkündür. Yine aynı şekilde risk yönetimi için türev ürünler ve bunların kullanımı ile ilgili de çok sayıda kitap ve/veya kaynak bulunabilir.

Bu yazımda ben size temel bazı kavramları vermenin yanında bu tür bir yapıyı takip edebilmek ve sistematize edebilmek için ne yapılması ve neye dikkat edilmesi gerektiğinden bahsetmeye çalışacağım.

Öncelikli olarak risk kavramını hatırlamakta fayda var:

Risk,Bir işletmenin hedeflerine ulaşabilmesini etkileyebilecek potansiyele sahip bir olayın olasılık ve şiddetidir. şeklinde tanımlanabilir.

Yukarıda yapılan tanıma istinaden Risk yönetiminin ana konusu tanımlanan risk türleri için firmaların hedeflerine ulaşmasını engelleyebilecek olayları ve bu olayların ne büyüklükte etki edebileceğini belirleyerek olayların şiddetini veya olma olasılığını azaltacak önlemleri almak veya alınmasını takip etmektir.

Finansal riskler dediğimizde temel olarak;

  • Döviz/Parite (Kur) Riski
  • Emtia Riski
  • Faiz Riski

Gibi risklerden bahsedilmektedir.

Bu riskler firmanın faaliyet alanında ve hedeflerine göre farklı büyüklükte olabileceği gibi işletmeden işletmeye farklı şekillerde yönetilmektedir.

Bu risklerin işletmedeki büyüklüğünü Riske Maruz Tutar/Miktar (Exposure) olarak adlandırmaktayız.

Bu exposure’un ortaya çıkarabileceği zararın şiddetinin azaltılması ve/veya ortadan kaldırılması için firmanın yaptığı işlemlere ise Hedge (Korunma) Yönetimi işlemleri diyoruz.

Temel hedef, her zaman ya riski yaratmamak ve/veya yaratılan risklerin pozitif ve negatif olanlarının birbirini yok ederek (netleştirerek) doğal yollardan Riskin azalmasını sağlamak olmalıdır.

Bunun anlamı öncelikli olarak “Doğal Hedge (Korunma)” yapmak ana amaç olmalıdır.

Örneğin; kur riskine maruz tutarın (exposure) düşürülmesi için mümkün olan noktada satışların lokal para cinsinden yapılması, yada yabancı para cinsinden alımlar ile satışların dengelenmesi vb… süreç düzenlemeleri ile risk tutarlarının düşürülmesi ve/veya ortadan kaldırılması mümkün olabilmektedir.

Ancak piyasa, sektör, firmanın dinamikleri gibi pek çok etken nedeni ile bu doğal korunma her zaman ve her durumda etkin olamayacaktır. Bu nedenle de Türev enstrümanları kullanarak korunma yapmak gerekli olacaktır.

Hedging uygulaması ile şirketler, finansal piyasalarda pozisyon alarak, faaliyetlerine konu olan nakit akışlarındaki olası kayıpları finansal piyasalardaki pozisyonlardan elde edilen kazanç ile netleştirerek sınırlamayı hedeflemektedir.

Farklı risk türleri için pek çok farklı türev ürün organize piyasalarda veya tezgah üstü piyasalarda bulunmaktadır.

Doğru bir finansal risk yönetimi yapısı ve takibinin ana amacı işletmenin risklerinin büyüklüğü ile korunma işlemlerinin, optimum maliyette ve tam olarak gerçekleşmesinin sağlanmasının düzenli ve doğru şekilde takip edilmesini sağlamak olmalıdır.

Edindiğimiz deneyimler çerçevesinde, korunma ve korunmanın nasıl yapılması gerektiği konusunda yeterli teorik ve pratik bilginin finans birimlerinde var olduğunu ancak risk yönetimini sistematize ederek süreklilik sağlayacak şekilde ve doğru veriler ile yapılması konusunda ciddi eksiklik olduğunu söyleyebiliriz.

Bu tür bir sistematik kurulumu sadece finans birimlerinin işi değildir. Risk oluşturan faktörlerin oluşumu kurumun tüm faaliyetleri ile ilgilidir. Satış, satınalma, yatırım, muhasebe, insan kaynakları gibi tüm fonksiyonlar kurumun riski oluşturan faaliyetlerine etki edecektir.

Örneğin kur riskinden bahsedildiğinde yerel üreticiden mal almak ile ithalat yapmak veya satışı sadece yurtiçine yapmak ile ihracat yapmak, ithalatın yapıldığı para birimi ile ihracat yapılan para birimlerinin aynı olması vb… tüm kararlar ve stratejiler kurumda kur riski oluşup oluşmamasında etkili olacaktır.

Bu noktada kurumun riskini nasıl takip ettiği işin en önemli kısımlarından birisidir.

Mevcut uygulamalarda çoğunlukla bilanço pozisyonları üzerinden risk takibi yapılmakta ve buna istinaden bir korunma sistematiği oluşturulmaya çalışılmaktadır. İster bilanço üzerinden ister risklerin kaynağında risk oluşturacak işlemin oluştuğu anda yani nakit akışı üzerinden risk takibi yapalım en önemli konumuz vadenin ve vade dağılımın doğru şekilde tespit edilmesini sağlamak olmalıdır.

Ancak bilanço üzerinden yapılan risk yönetiminde en önemli kıst bilançonun aylık olarak ve geçmiş dönem verileri ile elde edilebiliyor olması ve değişikliklerin doğru şekilde takip edilmesinin oldukça zor olmasıdır.

Yani haziran ayı bilançosunun temmuz ayı içinde elde edilmiş olması ve mayıs ayında 100 USD ? olan açık pozisyonun haziranda 120 USD ? ye çıkması ve bu değişimin aslında birbirinden farklı pek çok kalemden kaynaklı olması,  mayıs ayında oluşan riskin daha çok 3 ay vadeli olurken haziran ayında oluşan riskin 4 aylık vadeye çıkmış olması vb… pek çok neden yüzünden yapılan işlemler verimsiz ve istediğimiz seviyede korunma sağlamaktan uzak kalmaktadır.

İşte tam bu noktada risk yönetimi için yapılacak çalışmaların temel amacı, oldukça karmaşık ve detaylı olan korunma uygulaması sürecinin, sistemler ve mevcut süreçler üzerinde en doğru şekilde otomatize edilmesinin sağlanmasıdır.

Bunun yapılması mümkündür ve örnekleri mevcuttur. Bu tür sistemleri kurarken yapılacak tüm çalışmalar “Hedge Politikası”, kurumun bilgi işlem altyapısı, mevcut altyapının birimler tarafından kullanım şekli ve eldeki verinin doğruluğu ile alakalı olacaktır.

Ancak bütün bu sistemin doğru olarak veri üretmesi ardından finans birimleri mevcut politikalar çerçevesinde ve verimli bir şekilde korunma yaparak hedeflere ulaşmaya yardımcı olacaktır.

Bütün bu anlattıklarımız çalışmaların sistematize edilmesi ile ilgilidir. Başka bir yazımda da “Hedge Politikası” çerçevesinde doğru şekilde yapılacak olan bu çalışmaların nasıl muhasebeleşmesi gerektiği ve “Korunma yapmak (Hedging)” ve  “Korunma Muhasebesi (Hedge Accounting)” kavramları arasındaki ilişki ve farklılıkları açıklamaya çalışacağım.